Kayıtlar

Mayıs, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

"Taşların Arasındaki Ayna: Ötekileştirme Üzerine"

Resim
"Taşların Arasındaki Ayna: Ötekileştirme Üzerine" Karşımdaki boşluk ve bitimindeki seyrek ağaçların ardında görünen evlerin çatıları, net bir şekilde görüş alanımdaydı.Açık ve seçik olarak doğru yerde olduğumu anlamıştım kaldı ki gördüğüm çatılar başka bir yerleşkeye ait evlere ait olabilirdi. Bu açık ve seçikliği gördüğüm çatılardan birine borçluyum; bu da çatı renginin spesifik olarak diğerlerinden farklı olmasıydı. Yeni taşındığım bu yerde ilk dikkatimi çeken bu ev olmuştu ve kime ait olduğuna dair bilgi edinmiştim sırf meraktan. Açıkça bu evin oturduğum köye ait olduğunu biliyordum ve bu durum, kaybolduğum düşüncesiyle hissettiğim korkumu tamamen yok etmişti. Fakat bir sorunum vardı: Gideceğim yön belliydi fakat yol veya herhangi bir iz yoktu. Aşağıya inip tarla üzerinden yürümeye başladım. Tarlanın sonuna geldiğimde ki uzaktan sınırı ağaçların belirlediği görünüyordu öyle değilmiş; kenarına düzensiz dizilen taşlarla bir duvar yapılmıştı. Üzerinden geçmek iç...

Zihnin Labirentleri

Resim
Zihnin Labirentleri Üzerine düşen güneş ışıklarının ısıttığı vücudum, nereden geldiğini bilmediğim, kendi hikâyesini taşıyan; benim kendi iç dünyamdaki serüvenime son verecek irkilmeye neden olan bir soğuklukla önce yüzüme, sonra tüm vücuduma temas ettiğinde, kendimi yeni savaştan çıkmış yorgun fakat (bu sonuçtan bağımsız; görevini yerine getirmiş olmanın verdiği gurur ve mutluluğu yaşayan bir asker gibi) buruk bir huzur yaşadığımı algılamamı sağlayan dış dünyayla yeniden temas kurup bir dönüşe neden olmuştu. Birden oturduğum zeminin sertliğini ve ıslaklığını hissetmeye başlamıştım. Oysa ki mavi yolu yürüdüğümü düşündüğüm zaman içerisinde bu sertlik ve ıslaklığı hissetmemiştim. Net olarak algıladığım bir şey vardı; o da üşüdüğümdü. Bu hisle beraber “eve geri dönmeliyim,” diye içimden geçirdim. Ayağa kalktım, buraya gelirken kullandığım yola doğru hareket ettim. Çok uzak değildi. Zihnim berraktı, hiçbir düşünce geçmiyordu. Fakat buranın yabancısıydım. Gölü bile ilk defa görü...

Gölün içinde gökyüzünü izlemek.

Resim
Gölün içinde gökyüzünü izlemek . Göl kenarında yaşadığım içsel hesaplaşma son bulmuştu, bu durum karşısında bir huzur yaşıyor olduğumu duyumasayabiliyordum, sebebi uzlaşma mı? Yoksa geçen zamanın etkisiyle öfkemin azalmasımıydı bilmiyorum?  Şimdi bulunduğum yer gözüme daha farklı görünmeye başlamıştı. Kenarında yer yer yeşil sazlıklar bulunan, çevresinin bir bölümü yüksek ağaçlar ve ufak çalılar ile çevrili sanki etrafındaki yeşillikten bağımsız başka bir aleme açılan kapının mavi yolu gibi bir göl. Bu manzaranın tadını çıkarıyorum, burayı ilk gördüğümde böyle hissetmemiştim oysaki, o an karşımda duran manzara ile şimdi gördüğüm manzara arasında bir fark ta yoktu aslında. Ama ben o burayı ilk gördüğümdeki ben değil sanırım, "içimdeki öfke fırtınası bu güzelliği görmemi engeliyormuş meğerse," diye geçiriyorum içimden. Bedenimin algıladığı duygulardan, zihnimin anlam verip kavramsalllaştırdığı hislerden sadece biri olan, "öfke," dış dünya ile kurduğum b...

"Gölgeler" Bilinmeyenin Bilinmeyeni

Resim
"Gölgeler" Bilinmeyenin Bilinmeyeni Gecenin karanlığı odamı sarmış durumda. Bakışlarımı ne yöne çevirsem karartılar görüyorum; kimisi kara, kimisi koyu, kimisi açık kara... Ortak noktaları ise hepsinin temelde "kara" olması. Duvar, tavan ve pencere... Gözlerimi duvardan tavana, oradan pencereye gezdiriyorum. Karartılardaki ton değişiklikleri zihnimde şekillere bürünüyor fakat onları tam olarak anlamlandıramıyorum. Bu belirsizlik içimde bir ürpertiye neden oluyor ve korkuyorum! Sonra zihnim her ne oluyorsa bu anlamsızlık karşısında ki huzursuzluğu kaldırmak için olsa gerek hemen bir hikâye üretiyor. Bir karartıya bakıp " bak, şirin bir köpek" diyorum, diğer taraftakine ise bir " dağ manzarası". Zihnim bu görüntüleri tanımladıkça biraz sakinleşiyorum. Ancak diğer tarafta bir karartı daha var: " Bir insan mı o?" İşte o an içimdeki ürperti yeniden canlanıyor soluk alış verişim hızlanıyor gecenin sessizliğinde kalbimin sesini duy...

Bir Yaz Sabahı Göl Kenarında Transformers İzlemek: Benlik Çatışması

Resim
Bir Yaz Sabahı Göl Kenarında Transformers İzlemek: Benlik Çatışması Bir yaz sabahı, küçük bir patikada hızlı adımlarla ilerliyorum, biraz öfkeliyim, yol üzerinde bir taşa takılıyor ayağım, sendeliyorum. "Ne işi var taşın burada," diyorum, " bir bu eksikti neredeyse düşecektim..." Başımı yoldan kaldırıyorum, kaldırdığımda sağımda ve solumda bulunan ağaçları fark ediyorum. Bu ağaçların dalları arasından süzülen güneş ışıkları gözümde parlayınca görüşümü biraz bozuyor, "bu kadar parlak olmak zorunda mı," diyorum. Yüzümü tekrar yola çeviriyorum, biraz ileride bir boşluk var, merakla ilerliyorum. Bu boşluğa yaklaştığımda bunun bir göl olduğunu görüyorum; sabah güneşinin ısıttığı yüzeyinde sis oluşmuş, bu yüzden mistik bir havaya bürünmüş, çok büyük olmayan bir göl. Yoldan ayrılıp üzerine düşen çiğden dolayı ıslak olan otlara basarak göle yaklaşıyorum. Göl kenarındayım ve evden ayrılırken hissettiğim öfkeyi hâlâ hissediyorum. Göl Üzerindeki Yansıma D...