Kierkegaard, Unutulmuş Bir Mektup ve İnsanlığın En Büyük Bağımlılığı: Hikayeler
Kierkegaard, Unutulmuş Bir Mektup ve İnsanlığın En Büyük Bağımlılığı: Hikayeler Okumak için elime aldığım kitabın ilk sayfasına düştüğüm notun düşünsel etkisi azalmıştı sanırım, kitapta bir tuhaflık olduğunu fark ettim. Çok fazla sayfaya sahip kalın bir kitap değildi "yanlış anlaşılmasın kitapları kalın ve ince diye kıyaslamam" fakat orta sayfalara doğru bir şişkinlik vardı. Parmaklarımla sayfaları usulca aktarıyorum; bu tuhaflığa sebep olan şey bir zarfmış. Beyaz olmayan karışık renklere sahip, düzenli bir el yazısıyla kime ve nereye gideceği yazılmış ve bir de pul yapıştırılmış, pulun üzerinde mühür yok belli ki son anda vazgeçmişim. Bu mektubu ne zaman buraya koyduğumu hatırlamıyorum, merakla elime alıp zarfın kapağını açıyorum. Zarfın içerisinde bir tek sayfa var; katlı duran bu sayfayı hemen açıyor ve heyecanla okumaya başlıyorum. Ne oldu? Çok değil, biraz evvel hayatımla, fikirlerimle alakalı derin bir düşünce içerisindeyken birden bir zarfla bütün ilgim, ...